Sahtesin şehir her şeyinle sahtesin.
Ne biçim şehirsin bıktım senden,
her sabah erkenden yolları düşürensin,
sahte selamımdan birincisini bakkala, ikincisini her sabah kapısında oturan yaşlı teyzeme verdim.
Yine ayaklarım bana uymayı reddediyor.
Gözlerim yeni gören gözler gibi olmuş.
Yine her şeyi,
her nesneyi sisli ve puslu görüyorum.
Çünkü, bedenimi ben değil, şehir yönetir.
Sahtesin şehir her şeyinle sahtesin.
Bir güzel çiçeğin bile yok.
Çiçekçinin vitrininde var görüyorum ama oda kokmuyor ki,
para saymak isteyecek eller yetiştirmiş onu,
o büyütmüş.
Ya rastladığım tanıdıkların selamları, o selamlar da sahte hepimiz biliyoruz da bilmek istemeyiz.
Ya her aracın gectiğindeki havalandırdığı toz zerrecikleri, adeta yedibela türünden lanetler var içinde.
Bıktım senden sende biliyorsun sahte olduğunu,
ışıkların sahte,
güzelliğin sahte,
renklerin,
kaldırımların sahte,
parkların benzeyemez vadilerin yamaçlarına
Sahtesin şehir her şeyinle sahtesin.
Kısa zamanlar için bile terk etsem, çıksam dışına ruhum şenlenir,
karakterim kişiliğim, gönlüm şen olur.
Bilmediğim türküleri dudaklarım kendiliğinden mırıldanır. O türküyü nasıl bildiğime şaşarım anlayamam.
Uzun sorgulamam tadına varır keyfini yaşarım türkülerin.
Sahtesin şehir her şeyinle sahtesin.
Yaş otuz olunca kırk gösterirsin bedenlerimizi, kırk olunca ara açılır ellibeşi gösterirsin.
Çocuklarımız yıldızları ancak filimlerde görür, bilmezler yıldızların konuştuğunu,
parlak ambalajları yıldız bilirler.
Bayramların bayram değil, sadece adı vardır.
Cenazelerin acısı beş dakikada biter,
taziyelerin bile sahtedir.
Sahtesin şehir her şeyinle sahtesin.
Kişiliklerin kendisi yoktur, kıyafetleri itibar görür.
Ama mecburum,
herkes gibi bende mecburum.
Sahtesin şehir her şeyinle sahtesin.
Çünkü biliyorum……
One Response to “Sahtesin Şehir…”
Leave a Reply
You must be logged in to post a comment.
Nisan 7th, 2010 09:48
Iyi bir baslangic