Çekilmezdi o olmadan, varlığı evde olmalı mıydı? olmamalı mıydı?

Herkes bunu sorgulardı belki ama insana da yoldaş gerekti. İnsanı belki oyalardı, yoldaş olsun diye aldım getirdim heyecanla sevinçle eve ve başladı birlikteliğimiz.

Belki hevestendi belki ilk kez yaşadığım bir duyguydu.

Beraberliğimize keyfimize dokunulmasın istiyordum. Her aksam gecenin yarısına kadar yüzüne keyifle bakar dururdum.

Bu kadarmı güzel olunurdu?

Bu kadarmı yüzüne bakmadan aksam ve gece geçmezdi?

Bu kadar mı bilgili olunurdu? Bilmediği hiç bir şey yoktu.

Ne kadar da bilgiliydi. Ben yokken her yeri gezer getirirdi bildiklerini ve anlatırdı. Dinlerdim kendisini can kulağı ile ve sevgiyle…

Bakardım cemali yüzüne ve unuttururdu bana dertlerimi, kederlerimi, sancılarımı ve benim yorgunluğumu alırdı.

Bazı gecelerde tutmazdı uykum ve yine kalkar yine bakardım ve anlatırdı bana bildiklerini gördüklerini ve duyduklarını, itirazı olmazdı, hiç ama hiç yorulmazdı, İyi okullarda yüksek mekteplerde yetişmişlik havası vardı ve çok bilgiliydi.

Günler ayları aylarda yılları kovaladı. Hiç bıkmadım yüzüne bakmaktan, esiri olmuştum o güzelliğin bilgi hazinesiyle dolu vazgeçilmezliğinden dolayı ona aşık olmuştum.

Bazen beni meraklandırırdı.

Her ne kadar erkek adam ağlamasada arada ağlattığıda oldu….

Bazı anlar geldi güldürdü, kahı zaman geldi düşündürdü, bazen de gözlerimi kapattırıp düşündürdü yaşananları ve yaşanacakları…

Zaman geldi bir doğumu anlattı, zaman geldi bütün gerçekliği ile ölümü izah etti….

Her şeyi konuşurdu susmadan…

Bildiklerini duyduklarını gördüklerini sanki beni esir etmişti. Her gün onu gördüğümde dilim damağımı kurutur, fırtınalarıma, miskinliklerime iyi gelirdi. Gündelik yaşamda ki yorgunluğumu alır sanarak ona bakmakla günlerimiz yıllar yılı devam etti.

Herkes gibi benim de dostlarım misafirlerim gelirdi. Dostlarımızla da hep beraber onun anlattıklarını, gördükleri, duyduklarını can kulağı dinlerdik.

Bir aksam yine dostlarım gelmiş çayımızı kahvemizi yudumlarken çok hoş olan sohbetimizin yarım kaldığını farkettim!!!!!!!!

Evde bulunan herkes konuşuyordu ama tatsız tuzsuz ve şekersizceydi. Yine onun yüzündendi!!! Yine ona bakıyor onu izliyorduk hayranlık  dolu gözlerle ve adeta karşısında sanki kul köle olmuştuk!!!!!

Bunca yılın hatırıda olsa çok ani bir karar verdim ve bu kararımın daim olmasına karar vererek çektim o kahrolası televizyonun fişini ve dostlarımla artık sohbetlerimiz onsuz devam ediyor…

Ve dostlarımla birlikte sohbetlerimiz hep onsuz devam edecek!!!!

Saygılarımla…

Mehmet Kaya

One Response to “Vazgeçtim Ondan…”

  • delinin_2si:

    Sayin yazar bu yazida ki anlatiminiza bayildigimi söylemek isterim…
    Hayatimizi ele geciren bir kutu ancak bu kadar guzel bi dille elestirilebilirdi…
    Tanimlanirken ozne, giris-gelisme bolümünde sevgiliden farksiz adeta…
    Sevgilinin hayatindaki yeri kadar yer edinmeye yüz tutmuş bu soğuk nesne cikartilmali hayatlardan…
    Kahrolsun televizyon yaşasın bilgisayarim diyerekte bi espiri yapmak istiyorum :D Yapayımmı? :)

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.