Hani bazı sabah kalkar yine yeni gününüze başlarsınız ya, farklı değildir aslında ama algılamanız öyledir.
Fark vardır. Sanki farklıdır o gün…
Öyle hissedersiniz ve nerden geldiği belli olmayan bir türkü birde bakmışsınız mırıltıdır dudaklarınızda..
Ve hep o türkü olur dilinizde, aksama kadar düşürmezsiniz dilinizden mılırdanır durursunuz.
Birde hazan mevsiminin serinliği yüzünüze vurursa ince ince yağmur misali, olurya mırıltınız dudağınızda söylersiniz. Hatırlamasanızda arada unutsanız bile dörtlüklerini sözlerini o bal tadındaki türkünün seversiniz vazgeçilmezdir. Akşam karanlığına dek tozlu tarih kokulu türkkülerimiz bizimledir.
Dinlerken radyoyu asılı kaldı kulağım ormancı türküsüne ve bitirdik istemeden de olsa o güzel türküyü….
Sonra aldım kalemi elime ve muzipçe gülümseyerek tükürdüm kalemin tam ucuna başladım iki dörtlüğümü yazmaya….
Bir ormancı türküsüne tutuldum yağmur gibi
Arşınladım tozlu yolu seni gördüm bu sabah
Seher vaktinde eserya deli bir rüzgar ok gibi
Saplandı yüreğime acıklı ağıt gibi bu sabah
…..
Dinlenirken pınarından içemedim buza kesti
Bir taşa yaslandım yorgunluğum çok benim
Yiğitler bile ölürken sırasını hep azrail seçti
Bazı türkülerimde sunalarım da vardır benim
Bir hazan mevsimin sabahı böyle başladı benim için…. Nice türkülerimizi unutmamak dileğimle..
Saygılarımla
MehmetKaya@benimkalemim.com
One Response to “Ormancı Türküsünü Dinlerken…”
Leave a Reply
You must be logged in to post a comment.
Mart 23rd, 2010 08:47
Merhaba Mehmet Bey, öncelikle sayfanızın bu halini çok sevdim. Hayırlı uğurlu olsun, nice güzel satırları bağrında biriktirsin, size yaren olsun.
Türkülerimizin yeri, değeri bambaşkadır benim gönlümde… Şimdi sizin şiirinizle birlikte daha da güzelleşti ormancı türküsü. Yüreğizden kaleminizden eksilmesin kelimeler…
Hayırlı günler diliyorum.
Sevgi ve muabbetle…