En çok istediğim yaştaydı onun yaşı, tazecikti diriydi hareketliydi ve 9 yaşına yeni girmişti. Her babanın istediği gibi akıllı biri olmalıydı. Yaşının üstünde davranabilmeyi bilmeliydi. Lafını ölçüp biçmeli yeri geldiğinde konuşmalıydı. Yeri geldiğinde oyununu oynamalı, zamanı zemini oluştuğunda büyük adam gibi değil, adam olmalıydı.
Adam gibi adam olmak dendiğinde benzemesini istemiş olduğumuzdan bu lafı sevmezdim.
Bir insan adam gibi değil…
Sadece adam olmalıydı..
İnsan olmalıydı…
Herkese saygı duymalı…
Aynı anda saygı da duyulmalıydı…
İmkanlarıyla varolmayı bilmeliydi
Bir aksam iş dönüşü komşumla karşılaştım. Severdim bu komşumu kendisine bazen baba, ihtiyar delikanlı, eşine de bazen anne, bazen teyze, arada yaşlı güzellerin en güzeli de derdim. Şakalaşmadan takılmadan evime nerdeyse girmezdim.
Kapının önünde benimle her zamanki tokalaştığımızdan daha da sıkı bir şekilde elimi sıkarak diğer eli de omuzumdayken gözleri gözlerimde;
–Komşum sizi tebrik ederim kutlarım sizi, dedi.
Niye tebrik edildiğimi soran gözlerimle ve beden dilimle yüzüne baktım.
Kurduğu cümle;
–Bu gün balkon oturuyordum yolun ortasına birinin düşürmüş olduğu 10 Ytl’yi gördüm ve beklemeye başladım ilk kim görecek ve kim alacak? alınca etrafa bakacakmı? yoksa alıp cebine koyup gidecekmi diye bir süre bekledim. Senin oğlunun okuldan geldiğini görünce biraz kendimi saklayarak izlemeye başladım. Senin Alper paranın olduğu yere gelince parayı gördü. Paraya bakarak üstünde atladı ve tam apartmana girerken Alper diye seslendim. Bana dönüp;
–Buyur dede. dedi.
–Oğlum yerdeki parayı niye almadın? alsana, dedim.
–Amca o para bizim paramız değil ki, dedi.
–Sadece dokuz yaşında ki bir çocuğun bunu söylemesi beni çok etkiledi. Çok beğendim takdir ettim, onun için sizleri tebrik ediyorum anne baba olarak böyle bir davranışı öğretmeniz çok güzel Allah korusun, dedi.
Bu babacan amcamıza babamıza karşı cümle kurmak istedim zor oldu ama çok kısa bir cümleyi kurabildim.
–Sağolasın baba, teşekkür ederim, diyebildim.
Böyle bir olaya şahit olmak, bu enfes durumu yaşamak tatmak istemeyen yoktur.
Vay be oğluma bak büyümüşte dedesine ders bile vermiş. omzum yüceldi gurur duydum.
–Mıncıklamazmıyım ben seni
–Ha gayret oğlum, ha gayret kızım.
–Tek istediğim adama benzemeyin,
–Adam Kendisi Olun,
–İnsan olun saygı duyun saygı görün….
Sadece adam olun…
İnsan olun…
Herkese saygı duyun…
İmkanlarınızla varolmayı bilin…
Gabarmıştı göğsüm, coşmuştu benliğim…. Ha gayret benim çiçeklerim…
Saygılarımla
MehmetKaya@benimkalemim.com
3 Responses to “Benim Çiçeklerim…”
Leave a Reply
You must be logged in to post a comment.
Mart 25th, 2010 08:18
Bir baba için ne büyük bir gurur, değil mi?
Mehmet Bey, tebrik ediyorum sizi..
Ana, baba nasıl örnek olurlarsa evlatlarda öyle yetişir. Çocuk ailesine göre şekilleniyor çünkü bir çocuğun beyni tıpkı bir kamera gibidir aldığı tüm görüntüleri bir bir kayıt eder ve sonra ne kaydetmişse ileride onu sunar.
Siz güzelliği, doğruluğu yüklemişsiniz evlatlarınıza şimdi de emeklerinizin karşılığını alıyorsunuz. Dilerim tüm ömrünüz boyunca gururlanacağınız insanlar olurlar.
Mart 25th, 2010 15:22
Bir insanın hayatta ki en büyük eseri evlatları olsa gerek. Ekileni biçmek gibi aslında belli zaman sonunda, evlat ki ailenin gurur tablosundaki en güzel resmi, ama onu çizen yine anne ve baba, renk veren çocuklara ailelerdir. Demekki o resmi o kadar net, o kadar silgi kullanmadan hatasız çizmişsiniz ki şu an baktıkça mutluluk ve gurur duyuyorsunuz. Sonsuz olmasını diliyorum, bu mutluluk tablosunun. Elinize, yüreğinize sağlık.
Nisan 16th, 2010 21:08
Evlat cok guzel sey olmali. Allah hepimize boyle guzel duzgun evlatlar nasib etsin. Çocuk ailenin aynasidir. Guzel evlat anne babanin sagligi,uzun omuru,qururudur. Kaleminiz hic durmasin.
Azerbaycandan Nezrin.