Gecenin Perdeleri…

Aksamları kapanan perdelerin arkasında nice yalnızlıklara dört duvarlar şahittir.

Bazen neşeli gülüşlerin yankısında savrulur tül perdeler.

Hapsedilmiş mahkumlaştırılmış bedenlerin isyanı belki geceyedir.

Belki karanlığa haykırılmış okkalı bir küfürdür perdenin sakladıkları, gizledikleri ve de izledikleri…

Bazı perdeler iffetsizliği bazıları şerefsizliği gizler…

Yüreklere çekilemeyen perdeler sadece pencerelere camlaradır.

Bazen hıçkırıkları gizler, bazen ağlamayı, bazen ölmeyi.

Bazen doğarken hayata gelişe feryat figana şahittirler.

Feryat figanda kimi baba olmuştur.

Kimi ana olmuştur feryat eden bebeye…

Kimine kardeş gelmiştir ağlamsı namelerle

ve şahitlik etmiştir yine perdeler.

Alaca karanlık başlarken çekilir belki kirli bir elle perdeler

Veya minicik ellerle,

Belki uzun tırnakları ojeli bir hanımın, belki bir kokana veya elleri öpülesi bir anadır perdeleri kornejlerde yankılatan çeken çekiştiren…

Hep çekildi ya zaten çekilmediğinde yalnızlık sessizlik çöker bellidir terkelidilişin izidir perdesiz pencereler….

Kimi süslü duvarlara,

Bazen sisli,

Bazen paslı,

Bazende kasvetli

Yas tutarcasına küs ve dargın

Küf kokulu duvarlara el verir perdeler..

Yodaşlığına devamdır hayasızca gecenin, devamdır sabaha dek mahkemede şahit misali bekleyecektir yaşanacakları görecektir perdeler.

Hayatın akan su misali eskitmesine dirensede yerli yerince olacaktır.

Bir ağlamaklı sese  bir düşteki nefese yoldaştır perdeler…

Sapı kırık tahta kaşıkların şakırtısındaki yoksulluğa, bazen bir perdenin gölgesi sofranın tam ortasındaki çorbanın kokusuna denk düşer.

O odanın penceresinde varsa bir perde.

Tiyatrolara can oldu, ses oldu, dram oldu, özlem oldu, aşk-ı meşk oldu perdeler….

Takılcak perdesi yoksa camlara kapatılmış gazete kağıtlarınada perde denir bazı yerde. Yoklukta bilmeyen varsa bilsin, bilmessede çok ta umrundaydı o perdenin çokta tın dercesine umarsızdır zaten duruşu…

Açık pencerenin kanadından giren rüzgarlar oynatır perdeleri…

Perdeler duvarlara sevdalıdır dalgalanır yoldaşlığına devamdır karanlıkta gölgesi…


Saygılarımla

MehmetKaya@benimkalemim.com

One Response to “Gecenin Perdeleri…”

  • Hamiyet:

    perde duvara sevdalıdır, perdeye rüzgar…
    duvar benden uzak ol der perdeye
    şöyle açıl biraz geriye
    perdeyse sokulur duvarın göğsüne göğsüne…
    rüzgâr ise sevdalıdır ezelden perdeye
    ah der bir açılsa da şu pencere
    havalandırsam seni
    görsem endamını güzelce…
    her ne kadar uzak görünseler de
    aslında yarendir üçü birbirine
    duvar, rüzgar ve perde
    bu üçlünün sevdası bitmez
    devam eder böylece…

    Mehmet Bey, bu satırlarda benden olsun.
    Çok güzeldi. Yüreğinize selam olsun.

Leave a Reply